22 Mart 2015 Pazar

Benim Bilim Kurgu Senaryom

 İki gündür yaşadığım performans düşüklüğünü olabildiğince odaklanmaya çalışmama rağmen yenemeyince, bir şey düşünürken aralara girip girip kendini geliştiren bir bilim kurgu senaryomu yazayım dedim. Belli mi olur, özet geçtiğim senaryo Hollywood'da birilerinin ilgilisini çeker ve yukarıda kullandığım "performans düşüklüğü" terimi yerine bu durumu "tükenmişlik sendromu yaşıyorum" olarak da açıklayabilirim..

Neyse, sadede gelelim.. Hikayemizin lokasyonu tabiki Amerika. Teknolojik olarak yapay zeka teknolojisi oldukça gelişmiş ve insan beynini taklit edebilen makineler var, ancak hiçbiri bağımsız değil. Tek bir merkez üzerinden uzun vadeli komutlar geliyor. Enerji problemi ise çözülmüş ve herkesin evinde radyoaktif atık bırakmayan taşınabilir reaktörler var. Fosil yakıt devri bitmiş, sera gazları sıfırlanmış. Tüm iş gücü makineler üzerine yıkılmış. Dünya'da çoğu yer güllük gülistanlık.

Kötü adamımız ise yapay zeka teknolojisinin fikir babası olduğu halde hükümet ve diğer bilim adamları tarafından kazıklanmış, kendi geliştirdiği yazılım sisteminde işçi olarak çalışan bir mühendis yazılımcı. Uzun yıllar kusursuz bir plan hazırlıyor ve dünyanın tek yapay zeka yönetim merkezini tek başına ele geçiriyor. Yönetim merkezinin geri alınması çok zor. Ağır silahlı robotlar tarafından konuyor. Her türlü hava saldırısını bertaraf edebilecek güce sahip hatta nükleer saldırılara dahi karşı koyabilecek bir savunma sistemi var.

Dünya üzerindeki tüm iş gücü ve askeri olarak olarak kullanılan robotlara merkez üzerinden komutlar göndererek olabildiğince kargaşa yaratıyor. Kaos çıkıyor, cinayetler işleniyor. Ancak robot isyanı askeri birlikler tarafından bastırılıyor. Ama...!

Kötü adamımız robotların bozguna uğrayacağı senaryoyu da düşünmüş. Yine kendisinin planladığı bir projede araştırma uydusu olarak kullanılan bir uydu da görülmemiş bir silah mevcut(ismini Galeos verdim). Bu uydu kandaki ph dengesini ölümcül olacak şekilde bozan kuvvetli bir radyo dalgası üretip dünyaya gönderebiliyor..

İlk önce yönetim merkezini kuşatmış olan askeri birlikler üzerinde deniyor silahı. Binlerce asker aniden pili bitmiş makineler gibi kalıyor. Yeni silah karşısında dehşete kapılan insanlar uyduyu yok etmek için füzeler gönderiyor, ancak bu füzeler ele geçirilen yönetim binasından fırlatılan savunma füzeleri ile havada imha ediliyor.

Sonra başarılı bir uçak pilotu kahramanımız çıkıyor(bu Tom Cruise olabilir), ve yörüngedeki uyduya yapılacak bir intihar saldırısında başarılı olabileceğini yetkilileri ikna ediyor. Uçağımız yola çıkıyor, ve arkasından gelen pek çok füzeyi imha ediyor, fırlatılan füzeleri bertaraf etmenin tek yolu vurmak, ve maalesef yerden fırlatılan füze sayısı kendi cephanesinden daha fazla. Uçak vuruluyor, iyi adamımız ölüyor.

Sonrasını bende bilmiyorum henüz.