20 Ağustos 2015 Perşembe

Futuristik oyun teknolojisi

Oyun sektörü uzun ve ciddi bir gelişim evresi göstermesine rağmen halen arttırılmış gerçeklik konusunda o kadar başarılı oldukları söylenemez.

Örnek olarak bir savaş oyunu oynadığınızı düşünün. Pc başındasınız, görüş açınız dar, ortam ile fiziksel bir bağınız yok. İçeride kıyamet kopuyor, ama siz olayın dışındasınız. Oculus Vr ve Hololens vb. teknolojiler görüş açısı problemini kısmen de olsa çözmüş ama yine de yetmez. Artık biraz daha içeri girmemiz gerekiyor.


Nasıl bir oyun olmalı?
Öyle bir oyun olmalı ki Oculus Vr deki görüş açısını kask olmadan almamız lazım. Fiziksel etkileşim olması lazım. Mesela ağaçlık bir ormandan geçerken bir ağacın dalından güç alıp kendimizi yukarı çekebilmemiz lazım. Oradaki aksiyonu fiziksel olarak yaşamamız lazım. Ayağımıza takılan bir taş ile düşmemiz lazım. Kaçarken gerçekten koşmamız lazım. Kurşun geldiğinde bunu hissetmemiz lazım. Tekken oynarken suratımıza gelen tekme ile düşmemiz lazım. Böyle bir oyun koku alma haricinde tüm duyularımızı aldatabilir(gerçi o da çözülür). Arttırılmış gerçeklikte başarılıyız denilebilmesi için bu teknolojinin oluşması lazım.

Aslında bu senaryo için şu an uygulanan bazı teknolojiler var. Örnek olarak alışveriş merkezlerindeki arttırılmış gerçeklik kullanan(sanan) simulatörleri gösterebiliriz. Birde Oculus Vr ve Microsoft Hololens benzeri teknoloji görsel teknolojileri kullanan ve buna birazcık fiziksel etkileşim katmayı başarabilmiş bir iki proje de var.(Video'yu bulamadım, bulunca eklerim)

Bu şekilde bir arttırılmış gerçeklik projesini gerçekleştirebilmek için öncelikle pixel monitör gibi araçları çöpe atmamız gerekiyor, yıl olmuş 2015. Bunun yerine daha yenilikçi donanımlara ihtiyacımız var. Fiziksel gerçekliği yaşayabilmemiz için programlanabilir nesneler oluşturmamız gerekiyor.  Aklıma Terminator filmindeki kötü robotumuz T-1000 den esinlenerek şu şekilde bir çözüm geldi.

Bu teknoloji gerçek olabilir mi?
Burada nesnenin tam olarak eriyen T-1000 in tekrar oluştuğu evre gibi olması gerekiyor. Bunu yapabilmemiz için T-1000 de olduğu gibi bir süper sıvı kullanmak istersek bu günümüz teknolojisi ile imkansız. Ama ince programlanabilir sinirleri olan istediğimiz yerinden eğip bükebileceğimiz bir süper ipimiz olursa bu mümkün. Örnek olarak atıyorum 0.10 cm kalınlığında 1 km uzunluğunda istediğimiz yerinden bükebileceğimiz programlanabilir bir teknolojik süper ipimiz olsun. Bu ipimize uzunluğunun yettiği kadarı ile istediğimiz nesnenin şeklini verebiliriz. Ve bu her ne kadar geliştirilmesi zor bir ürün da olsa günümüz teknolojisi ile yapılabilmesi mümkün.

Gelelim bu teknolojinin oyunlar üzerindeki uygulanabilirliğine. Kapalı alanlarda ışık desteği ile bu süper iplemiz vasıtasıyla istediğimiz ortamı yaratabiliriz. Ayrıca oyun sektörü haricinde bu teknoloji bir sürü başka alanda da kullanılabilir, aynı nesne istenildiği takdirde başka bir nesneye dönüştürülebilir. Aslında kapalı ameliyat robotları, endoskopi robotları ve Amerikanın askeri alanda kullandığı süper solucan'ı bu teknolojinin ilkel ataları olarak kabul edebiliriz.