10 Ocak 2017 Salı

Bilinç varmıdır?

Merhaba,

Bu konu da uzun zamandır aralara kafamda aralara girip kendini geliştiren bir konu. En son Westword senaryosunda da önüme çıkınca bunun hakkında biraz daha kafa yordum. Uyumadan önce o beynin sürekli gerçek hayattan alakasız şeyleri düşündüğü zamanlarda.

Bilincin tanımı nedir diye araştırdığımız zaman "İnsanın kendisini ve çevresini tanıma yeteneği, şuur" sonucu çıkıyor önümüze.
Ama problem şu ki kendimizi ve çevremizi tanıma yeteneğimizin olduğunu yine biz onaylıyoruz.

Şimdi size aşağıda bir video örneği vereceğim. Bir Machine Learning algoritması kullanılarak gelen topun üzerinden atlamayı öğrenen bir nesne.



Burada zıplayan nesnenin 2 yeteneği var, zıplayabiliyor ve karşıdan gelen topu görebiliyor. Bir de görevi var, gelen topun kendisine değmeden geçmesini sağlamak. Ancak bir de devil yer çekimine karşı mücedele etmesi gerekecek. Bunu nasıl yapacağını kendisi programlayacak. Nesne bir süre sonra da kendisine yüklenen "topun kendine değmeden geçmesi" görevini başarıyla yerine getiriyor.

Acaba bize de bu ilkel örneğini verdiğim görevlerden bir ya da bir kaçı yüklenmiş olabilir mi? Bilinç, özgür irade diye tanımladığımız şey aslında üstteki video da zıplayan nesnenin nasıl zıplaması gerektiğini öğrenmesi için yaptığı şeylerin bir benzeri olabilir mi?

Kendimizi bir makine olarak düşünelim, ve bizleri kodlayan Tanrı izlediğimiz videodaki gibi benzer görevler yüklesin bize. Bunlar ne olabilir?

1- Hayatta Kal
2- Kendini Koru
3- Eğlen

Şimdi bu 3 seçeneği daha da daraltalım. Bu 3 seçenek hangi nihai amaca hizmet edebilir?
* Seks olarak bilinen onun da hizmet ettiği üreme ve çoğalma amacı.

Oscar Wilde'ın dediği gibi "Hayatta seks dışında her şey seksle ilgilidir. Seks ise güçle."
Yani diyor ki ne kadar güçlü olursanız o kadar seks yapabilirsiniz, seks yapma olasılıklarınızı yükseltmek için de güçlü olmanız gerekiyor.

Gerçek hayatta yaptığımız tüm eylemler, yaşadığımız tüm sevinçler, üzüntüler,dinler, savaşlar iyi ya da kötü şeyler aslında örneğini verdiğim amaçların birine ya da birkaçına hizmet eden şeyler(sayı çeşitlendirilebilir). Buradan da şu sonuç çıkıyor. Aslında özgür irademiz değil görevlerimiz var ve fiziksel bir bedene bağımlı olduğumuz için bu görevlerin dışına çıkamıyoruz. Sadece bu görevlere hizmet eden alt görevler planlıyoruz, tıpkı videodaki nesne gibi.

Bir örnek verelim günlük hayattan. Mesela konu şu an çalıştığınız iş ve amacınız.

Neden çalışıyorsunuz?
 - Geçinmek için.

Geçinme tanımınız nedir?
- Aç kalmamak, para kazanıp bunlarla bir şeyler almak.

Aç kalmadığınız ve yeteri kadar para kazandığınız zaman ne yaparsınız?
- Evlenirim./Evlenmem doyasıya gezer eğlenirim, günümü gün ederim.

Farkındaysanız amaçlarımızın en tepesinde genlerimize kodlanmış olan üreme amacı var. Diğer eylemlerin tümü bu amaca hizmet eden alt görevler.
Ancak videodaki nesne ile aramızdaki fark şu. O nesne görevinin farkında, ancak kendisine bu görevin birileri tarafından verilebileceğinin farkında değil. Bu fark da bilincimizin gerçek olduğunun kanıtı oluyor.

Diğer taraftan videodaki nesnenin de bilinci olsaydı ve görevi dışarıdan birilerinin verebileceğini kavrayabilseydi, kendisine bu görevin neden verildiği ile ilgili sağlıklı bir teorisi olmayacaktı. Onun için bu teoriye göre Tanrı'nın neden bizi böyle programladığına dair sağlıklı bir fikir yürütmemiz biraz güç.

Neyse artık yatayım.


Güncelleme: Aslında ilk başlarda bunu yazmanın doğru olmayacağını düşünmüştüm ama okurum olan kitleler olmadığı için problem değil o kadar da. (:

Yukarıdaki teoriye göre özgür iradenin olmadığını çünkü bunu tanımlayabilecek bir eylemin bulunmadığından bahsediyorum. Ancak özgür irade diye tanımlayabileceğimiz bir eylem var aslında. O da tüm bu görevleri reddetmek, oynamamak. Ancak sonraki süreç ile ilgili neler beklediğini pek kestiremediğimiz için bu iyi bir seçenek gibi durmuyor.  Seçeneğimizin olması özgür irademizin de olduğu anlamına geliyor.